• DOĞAYA KAÇIŞ

    Doğadan çıktık, beton yığını şehirlere yerleştik.. Bundan 100 yıl önce ellerimizle yaptığımız pek çok işi, teknoloji ürünü makinelere yaptırır olduk. Yiyecek, içeceklerimiz de artık doğal değil. Bilim ve teknolojideki gelişmeler, yaşamlarımızı o kadar hızlı değiştiriyor ki, bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyoruz. Kısacası modern yaşam hepimiz boğuyor ve bu yüzden pek çok insan tekrardan doğaya yöneliyor. Ben de bu insanlardan biriyim. Doğada vakit geçirdikçe, aslında bugün ihtiyaç dediğimiz pek çok şeye ihtiyacımızın olmadığını farkettim. İhtiyaç duyduğumuz tek şey, doğayla uyum içinde bir yaşam.. Ne yazık ki, bu konuda ki yeteneklerimizi ve becerilerimizi kaybetmişiz, içgüdülerimizi köreltmişiz. Ben doğada daha fazla vakit geçirmeye ve bu kaybedilmiş yetenek ve becerileri geri kazanmaya çalıştıkça, öğrendiklerimi de bu blogdan sizlerle paylaşmaya çalışacağım.. Yorumlarınızla katkıda bulunursanız çok sevinirim.. Mete
  • Follow DOĞAYA KAÇIŞ on WordPress.com

KARİA YOLU – BOZBURUN YÜRÜYÜŞÜ 5. GÜN (26 MART 2016)

Sabah güneş doğarken uyandım. Dışarıda sert bir rüzgar var. Hava da çok soğuk. Çadırdan çıkmak zor geldi ama, hazır yağmur yokken kalkıp toparlanmam lazım. Bir saat içinde toparlandım. Sadece rüzgarda çadırı toplamak beni biraz uğraştırdı. Ama hallettim. Bugün niyetim Tola’ya ulaşmak. Tola’ya ulaşamazsam da, en azından diğer bir su noktası olan Loryma (Bozukkale)‘ya varmak… Taşlıca … Okumaya devam et

KARİA YOLU – BOZBURUN YÜRÜYÜŞÜ 4. GÜN (25 MART 2016)

Sabah 06.30 da uyandım, ama hemen kalkmadım… Yaklaşık bir saat, yatağın içinde sağa sola yuvarlanarak yatak keyfi yaptım. Saat 07.30’da kalktım, giyindim ve kahvaltı için dışarı çıktım. Hava gene limoni… Bir kapatıyor, bir açıyor ve mevsime göre son derece soğuk. Bir börekçide su böreği yedim ve bir kaç gazete alarak pansiyona döndüm. Yatağa uzandım, 1-1.5 … Okumaya devam et

KARİA YOLU-BOZBURUN YÜRÜYÜŞÜ 3.GÜN (24 MART)

Saat kaç bilmiyorum, gece yarısı çok kuvvetli bir gökgürültüsü sesine uyandım. Oooo…! Dışarıda resmen tufan var. Şimşekler çakıyor ve deli gibi bir yağmur yağıyor. Rüzgar ise çatı uçuracak cinsten. (Ertesi gün öğrendim, rüzgar hızı da 70 km. imiş) Bir anda aklıma, eğer mat patlamasaydı, şu an Bayır-İsteriç arasında bir bölgede, çadırın içinde olacağım geldi… Ürperdim… Çünkü … Okumaya devam et

KARIA YOLU-BOZBURUN YÜRÜYÜŞÜ 2. GÜN (23 MART)

Uyuyup uyanarak ve her uyandığımda da sabah oluyor umuduyla saate bakıp, sadece 15-20 dk. geçtiğini görerek, epey sıkıntı bir gece geçirdim… Acilen bu mat işini çözmem lazım. Çünkü daha 7-8 günlük yolum var. Bu şekilde bu yol bitmez. Rahattan vazgeçtim, soğuğa engel olsam yetecek. Rehber kitaba baktım. Bayır Köyü’nden Marmaris’e düzenli minibüs seferleri olduğu yazıyor. Hemen … Okumaya devam et

KARİA YOLU-BOZBURUN YÜRÜYÜŞÜ (21-22 MART)

YOLA ÇIKIŞ (21 MART 2016 PAZARTESİ) Karia Yolu yürüyüşü için bu gece 20.15’de yola çıkacağım. Bundan 2 sene önce de, solo olarak yolun tamamını yürümek için yola çıkmış, ancak Bahçeli (İsteriç) çıkışında sağ dizimden sakatlanarak Taşlıca‘da yürüyüşü bırakmak zorunda kalmıştım. Dönünce öğrendim ki menisküsüm yırtılmış ve çapraz bağlarım kopmuş. Üç ay koltuk değnekleri ile gezdim ve … Okumaya devam et

KARIA YOLU BOZBURUN YARIMADASI ÜZERİNE İZLENİMLER

2 yıl önce İçmeler-Taşlıca arasını yürüdükten sonra sakatlanmam nedeniyle yarıda bırakmak zorunda kaldığım Karia Yolu-Bozburun Etabını, bu yıl yeniden ve solo olarak yürüdüm. Bu yürüyüş süresince edindiğim izlenimler şöyle… Bozburun Yarımadası, yükseklikleri yaklaşık 700 mt.’den 300 mt. ye değişen pek çok dik tepe ve derin vadilerle çevrili. Bu nedenle yürüyüş, sürekli tırmanış ve iniş içeriyor. Yani efor … Okumaya devam et

KARIA YOLU MALZEMELER

Bir aksilik olmazsa 22 Mart sabahı, solo olarak Karia Yolu yürüyüşüne başlayacağım… Bundan iki sene önce de, yolun tamamını tek başıma (solo thru-hike) yürümek için yola çıkmış, ancak 3. gün, daha Taşlıca’ya ulaşmadan ciddi bir sakatlık yaşamıştım. (Sağ diz menüsküsüm ve ön çapraz bağlarım yırtıldı.) Eve ümitlerim kırılmış bir vaziyette ve odun gibi şiş bir … Okumaya devam et

ORMANDA ATEŞ YAKMAK VE KAMP KURMAK ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Bundan tam bir sene önce yazmış olduğum ”Orman Kanunu” isimli bir yazı, nasıl olduysa birden bire en çok okunan yazı haline dönüştü. Hem de ne dönüşme… İstisnasız son bir aydır her gün 1.000’e yakın okuma yapıyor… Tabii bunun doğal sonucu olarak da pek çok insan yorum yapıyor. Bu yorumlardan şunu fark ettim… Doğa yürüyüşçüleri arasında da, tıpkı … Okumaya devam et

RENKLERİN PEŞİNDE GEZGİN BURCU

Modern hayat ve toplum; hepimize pek çok görev yüklüyor…. Kariyer yapmak, çok para kazanmak, teknoloji ürünü cep telefonu, bilgisayar, televizyon gibi aletlerle donanmış bir hayat yaşamak gibi… Oysa bunların doğada hiç bir anlamı yok… Teknolojinin ve toplumun öngördüğü bu hayat, bizleri tüketiyor…. Kendi hayallerimiz, isteklerimiz hep erteleniyor… Sadece bir robot gibi her sabah aynı saatte işe gitmek, kariyer … Okumaya devam et

DAĞCILIK VE DOĞA FİLMLERİ – 98

389. THE LONE RANGER (2013) Bir Johny Deep filmi… Batı eyatletlerinde nam salmış azılı bir haydut olan Butch Cavendish, yakalanır ve idama mahkum olur. Fakat nakil esnasında trenden kaçmayı başarır. Artık bölgede tam anlamıyla terör estirmektedir.   389. APACALYPTO (2006) Yönetmenliğini Mel GİBSON’un yaptığı Maya Uygarlığının çöküş dönemlerini anlatan bir film. Bir Maya Köyü saldırıya … Okumaya devam et

HUGH GLASS’IN HİKAYESİ (THE REVENANT)

Hugh Glass 2016 yılı Oscar Ödüllerine tam 12 dalda aday olarak gösterilen, Leonardo DiCaprio‘nun başrolünü oynadığı ”THE REVENANT” filmi geçtiğimiz günlerde vizyona girdi. Gerçek bir olaya dayanan bu film, Hugh GLASS adlı bir avcının, 1823 yılında, bir ayı saldırısı sonrası hayatta kalma  mücadelesini anlatıyor. The Revenant bu olayı anlatan ikinci film… İlk film, 1971 yılında çekilmiş olan ve başrolünü Richard Harris’in … Okumaya devam et

SICAK HAVALARDA SUYUNUZU SOĞUTMAK

Sıcak havalarda yapılan doğa yürüyüşlerinde içme sularınız, yıkanmanızı mümkün kılacak kadar çok ısınabiliyor…. Elbette bu kadar sıcak bir suyu içmekte son derece keyifsiz oluyor… Oysa çok basit bir metodla suyunuzu soğutmanız mümkün. Bir çorabınızı ıslatın. Su şişenizi içine koyun ve çantanızın dışına bir yere asın… Burada çorap yerine bandananızı, buffunuzu, tişörtünüzü ya da havlunuzu da … Okumaya devam et

DOĞA YÜRÜYÜŞ YOLLARININ KORUNMASI

Likya Yolu’nun açıldığı 1999 yılından günümüze, ülkemizde pek çok yürüyüş yolu daha hizmete girdi… Karia Yolu, St.Paul Yolu, Frig Yolu, İstiklal Yolu, Hitit Yolu, Melas Kervan Yolu, Kaçkarlar, Anabasis Yolu, Yenice Ormanları vb… Üstelik bu kadarla da kalacak gibi gözükmüyor. Yeni yeni yollar doğa yürüyüşçüleri için hazırlanıyor. Menderes Yolu gibi… Şunu kesinlikle iddia edebilirim ki, ülkemiz artık yürüyüş yolları … Okumaya devam et

ATICIOBA – ALACAOLUK KALESİ

Bu rotamız, Gönen’in Atıcıoba Köyü’nden başlıyor ve Alacaoluk Kalesi önünden geçerek gene Atıcıoba Köyü’nde son buluyor. Mesafesi 16 km., zorluk derecesi ise KOLAY.. Atıcıoba Köyü’nün Gönen’e mesafesi 11 km. Gönen Çayının üzerindeki köprüyü geçer geçmez sola dönerek Karşıyaka Mahallesine giriyorsunuz ve buradan devam ederek Akçapınar ve Çınarpınar Köylerini geçiyorsunuz. Çınarpınar Köyünü geçtikten hemen sonra Atıcıoba … Okumaya devam et

OKYANUSTA 76 GÜN – STEVEN CALLAHAN

Steven Callahan Steven Callahan, 1952 doğumlu bir Amerikalıdır… Ancak sıradan biri değil, ”on parmağında on marifet” denen cinsten bir adamdır… Üniversitede felsefe okumuş, daha sonra tekne mimarisi üzerine eğitim almış, yazar, mucit ve çok iyi bir denizcidir… Pek çok tekne tasarımı yapmış, denizlerde dolaşmış ve yat yarışlarına katılmıştır… Bunun yanında ”Sail” ve ”Sailor” dergilerinin editörlüğünü yapmış, ”Cruising World” dergisinde yazılar … Okumaya devam et