DAĞCILIK VE DOĞA FİLMLERİ – 8
29. THE CANYON (2009) Genç bir çift Amerika’da Büyük Kanyon gezisine çıkar ancak orda karşılarına beklemedikleri garip bir yabancı çıkar. Önce bu tanımadıkları yabancı onlara rehberlik eder, ama daha sonra bu karşılaşma bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür… 30. THE FROZEN (2012) Korkunç bir motorlu kızak kazasının ardından, genç bir çift ormanda mahsur kalır ve … Okumaya devam et
3M REFLEKTE SU GEÇİRMEZ PANTALON
Bu pantalon bir doğa sporu pantalonu değil. Ne maksatla üretilmiş onu da bilmiyorum. Ben doğa yürüyüşüne meraklı bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine almıştım. Likya yolunu bu pantalonla yürüdüm ve hala hemen hemen tüm etkinliklerde kullanıyorum. Pantalon bir harika. Çok ince bir kumaştan yapılmış. Bu nedenle aşırı derecede hafif ve son derece rahat. Paçaları fermuarlı ve ayakkabı … Okumaya devam et
QUECHUA ARPENAZ 300 DOĞA YÜRÜYÜŞ MONTU
Quechua Arpenaz 300 doğa yürüyüş montunu yaklaşık 1,5 yıldır kullanıyorum. 2000 mm su geçirmezlik değerine sahip, nefes alabilir bu hafif mont, tasarım açısından bir harika. İki yan cebi, bir göğüs cebi ve bir de iç cebi var. Kapüşonu istendiğinde çıkarılabiliyor. Estetik, cepler ve kapüşonu kullanışlı, fermuarları iyi. Üstelik fiyatı da çok ucuz.. Şu an 89 … Okumaya devam et
DAĞCILIK VE DOĞA FİLMLERİ – 7
25 – THE RIVER WHY (2010) Hayatını balıkçılık üzerine kuran adamın etkileyici hikayesi… Nehirlerde balıkçılık yapmak için ailesini ve kurulu düzenini bırakan 20 yaşındaki Gus Orviston’un (Zach Gilford) hikayesi anlatılıyor. Gus, bu yetişme sürecinde değişik karakterde insanlarla karşılacaktır. 26 – THE LAST TRAPPER (2004) 21. yüzyılda bile farklı bir hayat seçmek mümkün… Norman Winther’ın … Okumaya devam et
TIMBERLINE MERAK 55 LT
Timberline Merak 55’i, 2 yıl önce eşim için almıştık. Bu süre zarfında, özellikle günlük yürüyüşlerde bende bu çantayı çok kullandım ve sevdim. Pozitif yönleri çok fazla olan bir çanta.. Öncelikle çantanın teknik özellikleri: Popüler Camp serisinin yeni jenerasyonu olan Merak modeli bir dolu yenilikler ile beraber; Yeni Airmax sırt sistemi, güçlendirilmiş 100D Dupont Kordura kumaş, … Okumaya devam et
TEK BAŞINA DOĞA YÜRÜYÜŞÜ
Doğa yürüyüşleri konusunda ülkemizde yaygın bir kanı var. ”Tek başına, özellikle de uzun soluklu doğa yürüyüşlerinin çok tehlikeli olduğu” konusunda. Bu nedenle genellikle grup halinde yürünüyor. Ama bu sporun daha yaygın ve uzun süredir yapıldığı ülkelerde ise, tek başına doğa yürüyüşü bir tarz olarak karşımıza çıkıyor.. Pek çok kadın-erkek tek başına – diğer bir deyişle … Okumaya devam et
Karia Yolu Hakkında
Türkiye’nin en uzun trekking yolu KARİA YOLU, 03 Şubat 2013 günü hizmete açıldı. Muğla ve Aydın illerini kapsayan 820 km’lik bu yol, ismini antik çağda bu bölgede yaşamış Karia medeniyetinden almakta… Akdeniz ve Ege kıyılarından geçen yürüyüş parkuru ana hattı, Bozburun Yarımadası, Datça Yarımadası, Gökova Körfezi, İç Karia ve Muğla Çevresi olmak üzere 5 ana bölümden oluşuyor. Buna … Okumaya devam et
ATEŞ YAKMAK
Doğada kazanılması gereken en önemli becerilerden biri ateş yakmaktır. Ateş, özellikle kötü hava şartlarında sizi donmaktan korur, yemek yapmanıza imkan verir, yaban hayatı sizden uzak tutar. Belkide en önemlisi olağanüstü bir psikolojik destek ve güven hissi oluşturur. Şehir yaşamında son derece sıradan bir iş olan ateş yakmak, doğada çok zor olabilir. Ateş yakmayı iki temel … Okumaya devam et
DOĞADA SU BULMAK
Doğada yaşayabilmek için gerekli en temel ihtiyaç sudur. Temin edilemediğinde kısa sürede DEHİDRASYONa ve ardından da ölüme götürür. Doğadaki su kaynakları şunlardır. 1. Nehirler 2. Göller 3. Küçük dere ve akarsular 4. Yeraltından gelen kaynak suları 5. Yağmur suları 6. Eritilmiş kar suyu 7. Su birikintileri 8. Diğer tekniklerle -damıtma gibi- elde edilen sular Bu … Okumaya devam et
Ultralight Backpacking
Yurt dışında çok yaygın olan, ama ülkemizde karşılığı olmayan Ultralight Backpacking akımının önemini, 16 gün yürüdüğüm Likya Yolu’nda anladım. Daha önceden ilgimi çeken, ancak muhtelif nedenlerle yapmayı aklımdan bile geçirmediğim bu çok hafif doğa yürüyüş tarzının, uzun soluklu yürüyüşler için elzem olduğunu gördüm ve yoğun bir araştırmaya girdim. Bulduklarımı burada sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Ultralight Backpacking … Okumaya devam et
2. GÜN – 16 MART (Kozağaç-Alınca)
Gece yarısı çadırın içini aydınlatan parlak bir ışıkla uyandım. 1-2 saniye sonrada arkasından kulakları sağır edercesine patlayan bir gökgürültüsü… Sağanak bir yağmur bastırdı, ama ne yağmur. Endişeye kapıldım. Çadır bu yağmuru nasıl kaldırır diye. Neticede 1500 mm su basıncı direncine sahip üç mevsim bir çadır. Her yeri kontrol ettim, şimdilik su almıyor. Uyku ağır bastı, … Okumaya devam et
3. GÜN – 17 Mart (Alınca-Bel)
Sabah 07.00’de uyandım. Oh be… İki gündür yağışlıydı. Bugün ise günlük güneşlik. Keyif içinde iki gündür yapamadığım çorbayı yaptım. Domates çorbası. Ekmeksiz biraz peynir, biraz da sucuk yedim. Toparlanma vakti geldi. Toparlanmam tam 1 saat 15 dakika sürüyor. Bu zamanı kesinleştirdim. 08.30 gibi yola koyuldum. Çık babam, çık babam bir türlü bitmiyor. Dün gece Alınca’ya ulaşmam … Okumaya devam et
4. GÜN – 18 MART (Bel-Gavurağılı)
Sabah 07.00 ‘da uyandırdılar. Bugün niyetim Xanthos’a gitmek. Çantamı hazırladım, dışarı çıktım. Osman keçilere gitmiş. Ramazan giyinmiş okula gitmek için servis otobüsünü bekliyor. Elinde de rubik küp. Fatma hanımda bahçe duvarı üstünde, ayakta kahvaltısını yapıyor. ‘’Gir içeri kahvaltı hazır’’ dedi. ‘’Osman gitmiş, ben eve girmeyeyim, sen getir ben de burada yaparım’’ dedim. Gitti tepside kahvaltımı getirdi. Ben de duvarın … Okumaya devam et
5. GÜN – 19 MART (Gavurağılı-Kınık)
07.00’da uyandırdılar. Çantamı topladım. Çamaşırlar kurumamış, hepsi sucuk gibi. Bu yüküm artacak anlamına geliyor. Çantam zaten çok ağır. (20 kg oldu sularla birlikte) Allahtan bugünkü parkur rahat. Deniz seviyesine inip, o irtifada devam edecek. Çıkış yok yani. Kahvaltıya geçtim. Almanlarda yeni gelmişler. Bende oturdum. Fatma çay getiriyor, börek getiriyor.. Çok güzel … Okumaya devam et
6. GÜN – 20 MART (Kınık-Üzümlü)
Sabah erkenden, 06.00’da uyandım. Bir saat yatakta yuvarlandım. 07.00’da kalktım, giyindim, doğru dışarı.. Dün akşam yemek yediğim yere gittim bir sabah çorbası içtim, Odama çıktım, çantamı topladım, 08.15 gibi yola çıktım. Likya Yolu kaldığım yerin hemen önünden geçiyor ve Xanthos’a doğru gidiyor. Asfalt bir yol. Kısa bir yürüyüşle (1 km. kadar) Xanthos’a ulaştım. Kent girişindeki görevliden … Okumaya devam et














